|
|
 |
Yüreğimizin, şiir deryasında yaptığımız yolculuğumuza siz değerli dinleyicilerimizi ve de okurlarımızı da ortak etmek istiyoruz.
18.02.2010 tarihinde Sayın Yahya AKENGİN ve Abdullah SADOĞLU ile Kanal Avrupa’nın “Dost Dilinden Şiirler” adlı programında şiir severlerle birlikteydik..
19.02.2010 tarihinde yine Sayın Yahya AKENGİN ve Abdullah SADOĞLU ile Almanya Rheinland-Pfalz LUDWİGSHAFEN “Edebiyat Ve Sanat” adlı programda edebiyatın ve de sanatın eşsiz tadıyla dinleyici ve de okurlarımızla buluştuk.
27.02.2010 tarihinde bir organizasyonda Uğur IŞILAK ve Doğuş ile şiirin yüreğinden selamladık tüm şiir severleri.
|
 |
|
 |
Almanya’nın Mannheim kentindeki Türk kardeşlerimizle görüşmek ve “sohbet”te bulunmak amacıyla, (TÜRKSAV)Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı Başkanı, şair - yazar Yahya Akengin’le birlikte, 17 – 20 Şubat 2010’da bu bölgeye gittik.Ankara-Esenboğa hava limanından ayrıldıktan 3 saat sonra, Frankfurt hava alanına inip cep telefonlarımızı açtığımızda, Türk Büyükelçiliği’nin “Almanya’ya hoş geldiniz – 004930275850” mesajını okuyor, o andan itibaren, sanki kendi ülkemizde olduğumuzu hissediyorduk…
Gerçekten de, kendisini, 2009 yılı Kapadokya Şiir Şöleni etkinliklerini sunarken tanıdığımız,Televizyon program sunucusu, siyasî danışman ve organizatör Şahismail Kaya Beyefendi’nin dâveti üzerine gittiğimiz Mannheim’de;Almanya’daki hemen bütün Türk’lerin hukukî sorunları ile yakından ilgilenen ve çeşitli kuruluşların hukuk danışmalığını yapan Av.Mehmet Kanber Beyefendi başta olmak üzere, Ali Özyürek, Erol Işık, Tarık Bayram, Abdurrahman Türkoğlu, Orhan Taşdemir, Hasan Dağ ve diğer soydaşlarımızın sıcak ve samimi ilgileri, ikram ve izazları bizi son derece mütehassis etti.
18 Şubat gecesi, Mannheim’e 320 Km. uzaklıktaki Duisburg’tan yayın yapan “Kanal/Avrupa” Televizyonu’na dâvet edilmiştik. Yahya Akengin, Şahismail Kaya ve Hasan Dağ ile birlikte katıldığımız ve her hafta Perşembe günleri, şair Ali Yakar’ın hazırlayıp sunduğu iki saat süren “Dost Dilinden” adlı programda, bol bol şiir okuma ve müzik dinleme imkânını bulmuştuk.
Ertesi gün, yine Şahismail Kaya ve Abdurrahman Türkoğlu, bizi, Almanya’nın güneybatısında, Neckar ırmağının, Oden ormanın tepelerinden çıkıp, Ren Ovası’na girdiği noktada yer alan Heidelberg’e götürdüler…Dünyaca meşhur Matbaa Makinelerinin imal edildiği Heidelberg tesislerini görmek amacıyla gittiğimiz bu kentte, ırmak kıyısından 100 m. uzaklıkta yükselen ve kırmızı kum taşından inşa edilen Heidelberg Şatosu’ndan başka, Kutsal Ruh Kilisesi, 1945’ten sonra yeniden inşa edilen Karl-Theodor Köprüsü ve Cizvit kilisesi önemli yapılar arasında yer alıyordu…
Seyahatımızın asıl amacını teşkil eden “Sohbet Toplantısı” ise, 19 Şubat Cuma gecesi, bir Türk lokantasında,Yalçın Alpkoçak’ın sponsorluğundaki yemekten sonra yapıldı…Yahya Akengin ve benim, Türkiye’mizin ve Türk dünyasının bugünkü durumu ile ilgili olarak ve ayrıca, Yahya Kemal ve Arif Nihat Asya’nın şiirlerinde millet ve vatan duygusunu dile getiren temalarla ilgi konuşmalarımızın, salonu hıncahınç dolduran soydaşlarımızca, gecenin geç saatlerine kadar, büyük bir ilgi ve hayranlıkla takip edilerek, takdirlerini ifade etmeleri karşısında, duyduğumuz mutluluğu tarif edebilmemiz mümkün değildir. Belirtildiğin göre,Türkiye’den Avrupa ülkelerine ve özellikle Almanya’ya, iş bulmak ve çalışmak amacıyla, ilk göçün 50. yılına rastlayan 2010’da, Mannheim’de 50 bine yakın Türk bulunmaktadır. Yine aynı kentte, 17 kilise ve 19 cami ibadete açık durumdadır…Fakat üzülerek müşahede ediyoruz ki, her caminin cemaati, değişik görüşlere sahip kişilerden teşekkül ediyor. Ve bunların bir kısmı “Millî görüşçü” bir kısmı “Ülkücüler”, “Süleymancılar”, “Diyanetçiler”, “Fethullah”cılar gibi siyasî ve ideolojik saplantılarla, nerdeyse birbirlerinden uzaklaşır gibi olmuşlar…
|
 |
|
 |
Yaptığımız konuşmaları takip etmek üzere gelenler arasında, her düşünce ve görüşten şahıs ve heyetlerin yer almış ve kaynaşmış olmasından da anlıyoruz ki, ülke dışındaki soydaşlarımızın bulunduğu her yerde, bu neviden etkinliklere son derece ihtiyaç duyulmaktadır. O itibarla da, gerek ilgili resmî makamların, gerekse sivil kuruluş ve bilim adamlarımızın, gurbetçilerimize sahip çıkmaları, fikren ve rûhen onları doyuracak girişimlerde bulunması kaçınılmazdır. Bu arada, toplantımızı yakından izleyerek ve bizimle birebir görüşerek, konuşma ve düşüncelerimizi yayınlamak lütfunda bulunan, değerli meslektaşlarımız “Hilâl Tv”den Mustafa Birkan ve “Hürriyet”ten Mustafa Borak kardeşlerimize de, şükranlarımızı sunuyoruz.
Bilindiği gibi, Mannheim, Almanya’da Ren ve Neckar nehirlerinin kavşağında, 300 binin üzerinde nüfusu olan bir kent…XVII.yüzyıl başına kadar bir nevi balıkçı köyü iken, zamanla Protestan mültecilerinin yerleşmesiyle, kent özelliği kazandı. Daha sonraları, tiyatro ve müzik ağırlıklı bir kültür merkezi oldu. XVIII. yüzyıldan kalma, grandüklüğe ait önemli şato, demiryolu, Ren ve Neckar’ın düzenlenmesi ve kömürün gelmesiyle, bölgede sanayi hızla gelişmiş, otomobil(Daimler-Benz), makine donanımları(Brown Boveri), elektronik, plâstik maddeler, selüloz-kâğıt, şeker arıtma tesisleri, petrol rafinerisi gibi tesisler, ağırlık kazanmıştır. Ünlü akademisi, müzeler, heykelcilik ve tiyatrolarıyla, büyük bölümü Şato’da toplanan üniversitesi, galerileri, banliyöleri ve muntazam yerleşim alanlarıyla, gerçekten modern bir kent görünümündedir.İkinci Dünya Savaşı sırasında, müttefiklerin ağır bombardımanına maruz kalmasına rağmen, bugün de, sanayi ve kültür merkezi olma hüviyetini koruyan kentte, ilâç ve kimya sanayii üretimi yapan ve 27 km. uzunluğundaki açık alan üzerine oturmuş bir fabrikada(BAST), 70 bin personel çalışıyor olduğunu ve anayollar üzerinde 15 giriş-çıkış kapısının bulunduğunu öğreniyoruz.
Bütün bunlara rağmen, gündüzleri ve özellikle mesai saatlerinde, cadde ve sokaklarda, çok az insana rastlanmakta, çocuk ve gençler bile görülmemektedir…Yâni, Mannheim’de büyük küçük herkes, kendi işinde gücünde, huzur ve sükûn içinde hayatını yaşıyor…
Yine bu arada, Mannheim’de konakladığımız Wortburg Oteli’nin son derece nezih ve ferahlığının yanında, aynı şehrin, hemen bütün belli başlı cadde ve sokaklarında rastladığımız, Türk kardeşlerimize ait, beyaz eşya mağazaları, lokanta, restoran, kafe ve pastanelerde, temizlik ve kaliteye önem verildiği gibi, müşterilere gösterilen saygı ve nezaketten duyulan memnuniyeti de belirtmek istiyoruz.Gezdiğimiz bölgeler ve ziyaret ettiğimiz kurum ve kuruluşlarda, Almanların, Türk soydaşlarımızdan hiçbir suretle rahatsız olmadığını ve oradaki Türklerin de, ticarî, sosyal ve kültürel alanda giriştikleri her teşebbüste, büyük başarı, güven ve saygı kazanarak, çevreye intibak etmekte güçlük çekmediklerini, yakından görmüş olmanın sevinç ve bahtiyarlığı içindeyiz
|
 |
|
 |
Şiir Nedir
Edebî eserler içinde en fazla yazılan ve okunan türlerdendir. Neredeyse hemen her şairin kendine göre bir şiir anlayışı olduğu için herkesin kabul edebileceği bir şiir tanımı yapmak zordur. Şairlerin bir kısmı şiiri felsefî boyutuyla değerlendirirken, bazıları şiirde anlam aramanın gereksizliği üzerinde durur, bazıları şiiri amaca ulaşmak için bir araç olarak görür. Şiiri, insanda güzel duygular uyandıran, onu bir ruh hâlinden başka bir rûh haline götüren; ölçülü, kafiyeli (veya serbest) sanatlı sözler olarak tanımlamak mümkündür. Ölçülü, kafiyeli fakat edep sınırları aşan anlatımları şiir tanımına dahil etmek yanlış olur.
Hakkında güzel sözler söylenebilecek hemen her olay, her eşya, her düşünce, duygu ve hayâl ... şiire konu olabilir. Bu bakımdan şiirin konusunu sınırlamak zordur. Şiirler genellikle biçim özellikleri ve konularına göre (gazel, kaside, mesnevi, rubai, şarkı, türkü, koşma –güzelleme, koçaklama, taşlama, ağıt-, mani, ninni, destan vb. gibi) farklı isimlerle adlandırılırlar. Şiirin klâsik anlayışla konularına göre altıya ayrılması gelenek hâlini almıştır:
© Derya Çolpan

|
 |
|
 |
Yasal Uyari.
Şiir gonderme butonuyla websitemizde paylasimda bulunan siirler, ziyaretcilerimizin kendi sahsina ait veyahut ucuncu sahislara aittir. Istek uzerine sesli okunup yayimladigimiz siirler ise yine siir gonderen veyahut ucuncu sahislara ait bulunmakta. Siirlerin gercek sahiplerinin isimleri verilmesi zorunludur ve aksi takdirde Hasan Dag Websitesi oluraktan, verilen yanlis bilgilerin herhangisine, sorumluluk veyahut yasal islem ustlenlenmiyoruz.
Tarih: 15 Subat 2011
|
 |
|
 |
YARIŞMA ŞARTLARI:
1-Yarışmaya isteyen herkes katılabilir. Ancak genç şair arkadaşların daha çok ilgi göstermelerini bekliyoruz. 4-Bu yarışmaya Avrupa’da veya Türkiye dışında yaşayan şairler katılabilir. (Bu demek ki Türkiye’de ikamet eden şairlerin katılması mümkün değildir.) 2-Yarışmaya gönderilen şiirler şairlerin kendilerine ait olmalıdır. Başkasının şiirini gönderen veya başkasının şiirinden intihal eden (aktaran) katılımcılar tespit edilirse yasal işlem yapılır. 3-Şiirler daha önce hiç bir yerde yayınlanmamış, hiç bir yarışmaya katılmamış olmaları gerekir.
4-Şiirlerde konu ve şekil serbesttir. Yani hece, serbest veya aruz olabilir. Ama şiirler belli bir seviyenin üzerinde olmaları gerekir. 5-Şiirler mümkünse kısa olmalı. Eğer uzun iseler iki bilgisayar sayfasından daha uzun olmamalı. 6-Şiirler bilgisayarda yazılmış olmalı. Mutlaka e-mail yoluyla bize ulaştırılmalı. Diskete/CD’ye alınmış şekilde ulaştırmak da mümkün. Posta ile gönderilmemesi tavsiye edilir 7-Her şair yarışmaya en fazla üç şiiri ile katılabilir. 8- Önceki yarışmamızdan üçüne katlan şairler 4. defa bu yarışmaya katılamazlar. 9-Yarışmacılar, kısa biyografilerini, adreslerini, e-mail adreslerini bize mutlaka göndermeleri gerekir.
Not: Yarışmaya gönderilen şiirlerin telif hakları yarışmacılara ait olmakla beraber, Platform bu şiirleri dergide, Internet ortamında yayınlama veya bir kitapta toplama hakkını saklı tutar.
* Yarışmacılara başarılar diliyoruz.
YARIŞMANIN BAŞLAMA TARİHİ: 1 Kasım 2009 SON KATILIM TARİHİ: 31 Ocak 2010
SONUÇLAR Platform ve Kadın Dergisi’nin Mart/Nisan sayısında ilan edilecek. İmkan olursa bir program organize edilecek ve derece alanlara bu programda ödülleri verilecek.
ÖDÜLLER: Birinciye: 300.00 euroluk hediye İkinciye: 250.00 euroluk hediye Üçüncüye: 200.00 euroluk hediye
5 mansiyona: 75şer euroluk hediye.
Şiirlerin gönderileceği adresler : Postbus 9510 1006 GA Amsterdam e-mail : info@platformmedia.nl info@platformmedia.com
|
 |
| |